Cinsel İşlev Bozukluklarına (Seksüel Disfonksiyon) Genel Bir Bakış

“Bir Alman için cinsel birleşme, yemek üstüne yenen büyücek bir çikolatadır; yeri, konumu, bilinen bir edimdir; güzel bir şeydir. Bir Türk ise güzelliğin çok üstünde, hatta dışında bir şey vardır: Bir felaket tadı, bir varlık-yokluk tartışması, bir mahvoluş duygusu…“

Cemal Süreya

Cinsellik, biyolojik, psikolojik, sosyal, kültürel, geleneksel, ahlaki, dini, antropolojik, politik ve ekonomik boyutları olan karmaşık bir bütündür.(Yetkin-2006)

Cinsellik ülkemizde son derece zorlu bir konudur. Zorluğu, çelişkilerle dolu bir alan olmasından kaynaklanmaktadır. Hem en çok merak edilen hem de en çok yasaklanan, hem en çok konuşulan hem de aslında hiç konuşulmayan, çok bilindiği iddia edilen ama aslında çok az bilinen, bir yanda övünülen diğer yanda ise aslında çok utanılan bir konudur. Dahası, iyimser rakamlara göre her dört erişkinden birinin, kötümser rakamlara göre ise toplumun neredeyse yarısından fazlasının sorun yaşadığı bir alandır.(İncesu-2007)

Sağlıklı cinsel yaşamın sınırları, anksiyete ve suçluluk uyandırmayan yaşantılar olarak çizilebilir. Farklı gibi görünen davranışlar, kompulsif ve tek doyum yolu olmadıkça sağlıklı kabul edilir.(Aydın-2002)

Sağlıklı cinsel işlev için gerekli temel ögeler:

Sağlıklı anatomik ve fizyolojik yapı, uygun zaman, uygun yer, uygun kişi, uygun fiziksel ve duygusal cinsel uyaranlar ve bu uyaranların algılanmasını önleyen etkenlerin olmaması.

Cinsel İşlev Bozukluğu(Seksüel Disfonksiyon):

Cinsel yanıt döngüsünün istek, uyarılma ve orgazm evrelerindeki fizyolojik süreçlerden en az birinde oluşan sürekli ya da tekrarlayıcı aksama ile gelişen bozukluklardır.

Tıbbi hastalıklar, psikiyatrik sorunlar, ilaç yan etkileri, olumsuz çevre koşulları, alkol ve madde kullanımı, psikososyal etkenler, cinsellik konusunda bilgisizlik, yetersiz bilgi, gerçekçi olmayan beklentiler ve yanlış inanışlar(cinsel mitler) cinsel işlev bozukluklarına zemin hazırlayabilir ya da neden olabilir.

Başlıca psikososyal faktörler:

Bozuk aile ilişkileri,

Cinselliği değersizleştiren ve aşağılayan aile,

Yetiştirilme tarzı,

Cinsel kimlik ya da yönelim sorunları,

Stresli ya da üzüntü verici yaşam olayları,

Genel ilişkideki sorunlar,

Cinsel istismar ve travma yaşantıları,

Cinsel fobiler,

Cinsel beceri eksikliği,

Negatif beden imajı ve düşük benlik saygısı,

Edilgenlik-çekingenlik,

Katı dini ve ahlaki inançlar,

Kişilik sorunları,

Partnere yönelik güvensizlik, öfke, kırgınlık,

Partnerler arasındaki çekicilik kaybı,

Partnerler arasındaki zayıf iletişim,

Suçluluk duyguları,

Yakın ilişkiye girme korkusu,

Bireyin kendisi ve/veya partnerinin cinsel ihtiyaçlarını anlamadaki eksiklik,

Partnerlerin birbirlerinin cinsel fantezilerini karşılayamamaları,

Olumsuz koşullarda cinsel ilişkiye girme,

Aldatılma,

Rastlantısal başarısızlık,

Partnerde cinsel işlev bozukluğu,

Başarısızlık korkusu-performans anksiyetesi,

Kısıtlı ve yetersiz ön sevişme,

Cinsellik ve sonuçlarıyla ilgili olumsuz beklentiler,

Hamile kalmaktan korkma,

Başkaları tarafından görülmekten korkma,

İlişki sırasında çıkabilecek seslerin duyulmasından ve ilişkinin yarım kalmasından korkma,

Kontrolü kaybetmekten korkma,

Partnerinin kontrolünü kaybedeceğinden korkma,

Kendini değersiz çökkün görme, kendini zevk almaya layık görmeme,

Yorgun hissetme ve zihinsel meşguliyetler,

Sorunun çözümü ile ilgili yanlış uygulamalar,

Tecrübesizlıik(Deneyimsizlik),

Partneri memnun edememe endişesi…

(CETAD,2006-2007)

Ancak; deneyimlerin ama daha önemlisi yapılan tüm bilimsel araştırmalar, yaşanan cinsel sorunların en az yarısının cinsel mitlerden (cinsellikle ilgili yanlış inanışlar) kaynaklandığını gösteriyor.

Cinsel mitlerden kasıt; kişilerin doğru olduğunu düşündüğü, abartılı, yanlış, bilimsel bir değeri olmayan inanışlardır. Bu mitler ve önyargılar kişilerin cinsellikle ilgili beklentilerini olumsuz etkileyerek, gereksiz suçluluk ve yetersizlik hislerinin oluşumuna katkıda bulunur.

En Yaygın “YANLIŞ CİNSEL İNANIŞLAR” (Cinsel Mitler):

  • Cinsel birleşme yorar-tüketir.
  • Başka şeylerde olduğu gibi, cinsellikte de başarıya ulaşmak şarttır.
  • İyi bir ilişkide cinsel sorun olmaz, cinsel sorun varsa sorun ilişkidedir.
  • Bir kez cinsel sorun yaşanırsa nu sürekli tekrarlayacak demektir.
  • Cinsel ilişki sırasında fantezi kurmak yanlıştır, ahlaksızlıktır, sadakatsizliktir.
  • Cinsel birliktelikte mastürbasyon yapmak yanlıştır.
  • Cinsel isteğini-arzusunu belli eden kadın ahlaksızdır.
  • Partnerler birbirlerinin ne istediklerini içgüdüsel olarak bilirler.
  • Cinsel ilişkiyi erkek başlatmalı, sorumluluğunu üstlenmeli ve yönetmelidir.
  • Dikkat başka yöne kaydırılırsa erken boşalma önlenebilir.
  • Erkeğin penisi sertleştiğinde en yakın zamanda mutlaka boşalmalıdır.
  • Erkekte sertleşme kaybı partnerini çekici bulmadığı anlamına gelir.
  • Penisin büyüklüğü cinsel gücün göstergesidir.
  • Erkek, penisinin büyüklüğü oranında zevk verir.
  • Erkek cinsel ilişkiye her zaman istekli ve hazırdır.
  • Erkekler duygularını belli etmemelidir.
  • Her erkek her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir.
  • Güçlü erkekler birkaç kez üs üste boşalabilir.
  • İlk boşalmadan sonraki boşalmalarda erken boşalma olmaz.
  • İlk cinsel ilişkide kan gelmezse kadın bakire değildir.
  • İyi bir sevişme mutlaka orgazmla sonlanmalıdır.
  • Kadınlarda orgazm cinsel birleşmeyle sağlanmalıdır.
  • Mastürbasyon zararlıdır.
  • Yalnızca partnerleri olmayanlar mastürbasyon yaparlar.
  • Menopoz cinsel isteği yok eder.
  • Oral cinsel aktivite pis bir eylemdir.
  • Sevişme ancak her iki tarafın birlikr orgazm olmasıyla güzeldir.
  • Sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır.
  • Sevişmede neyin normal olduğuna ilişkin kesin kurallar vardır.
  • Sevişmek cinsel birleşme(coitus) demektir.
  • Yaşlanma cinsel isteği tamamen ortadan kaldırır.
  • Erkek de, kadın da partnerinin cinsel isteğini reddetmemelidir.
  • Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle sonlanmalıdır.
  • Cinsel birleşmedeki en doğal pozisyon erkeğin üstte olduğu(misyoner) pozisyondur.
  • Sevişme hakkında düşünmek ve konuşmak doğallığını bozar.
  • Klitoral yolla orgazm olan ama cinsel birleşmeyle orgazm olamayan kadın olgunlaşmamıştır.
  • Eşcinsellik psikiyatrik bir hastalıktır ve tedavi edilmelidir.
  • Eşcinsellerin çok fazla psikiyatrik sorunları vardır.
  • Cinsel yönelim istemli bir seçimdir, değiştirilebilir.
  • Eşcinseller erkekler arasında tek cinsellik anal birleşmedir.
  • Eşcinseller uzun süreli ve doyumlu beraberlik kuramaz.
  • Eşcinsellik doğaya aykırıdır.
  • Evlenmeden önce kızlık zarının bozulmaması için tedbirli olunmalıdır.
  • Mastürbasyon ile kızlık zarı bozulur.
  • Penisin vajinaya girişi zordur.
  • Sürtünmeyle kızlık zarı bozulur.
  • İlk cinsel ilişki kadın için çok acı-ızdırap vericidir.
  • Vajinam çok dar, penis çok büyük giremez.
  • Vajina girişinde duvar gibi bir engel vardır.
  • Benim cinsel organım anormal, utanç verici, iğrenç.
  • Kızlı zarım çok kalın, parçalanacak.
  • Canım çok yanar, çok acır, çok kanar.
  • Kızlı zarı 7 katlıdır ve her birleşmede bir katı aşılır.
  • Erkek boşaldığında zar geriye kaçabilir.
  • Penis, vajinamdan geçerek iç organlarıma zarar verebilir.
  • Kadının cinsel isteğini baskılaması eşine, partnerine onu cinsel olarak arzuladığını çok fazla hissettirmemesi gerekir.
  • Kadının cinsel isteği cinsellik dışındaki olaylardan etkilenmez.
  • Kadın istemese de kocasına karşı görevi olduğu için cinselliği yaşamak zorundadır.
  • Kadın evlenene kadar cinsellikle ilgili hiçbir şey öğrenmemelidir.
  • Cinsel ilişkide kadının cinsel isteğinin, uyarılmasının, haz almasının bir önemi yoktur.
  • Kadın duygusal ilişkide problem yaşasa da cinselliği olağan olarak yaşar, cisellik ilişki sorunlarından ayrı bir şeydir.
  • Cinsel istek doğal olarak herkeste vardır, isteği oluşturmak ya da artırmak için yapılabilecek hiçbir şey yoktur.
  • Kadının cinsel isteği partnerine göre az ise mutlaka bir rahatsızlığı vardır.
  • Meni mikrop taşıyan bir salgıdır.
  • Meni/sperm kötü kokar, bu nedenle temiz değildir.
  • Meni/sperm değen her yer hemen temizlenmelidir, bulaştığı yere zarar verir.
  • Cinsel organlar temiz değillerdir, elle ya da ağız ile dokunulmamalıdır.
  • Bütün dokunuş ya da yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle bitmelidir.
  • Cinsellik demek, sertleşmiş bir penis demektir.
  • Gerçek bir erkeğin cinsellik sorunu olamaz.
  • Duygusallık, yakınlaşma, iletişim gibi kavramlar erkeklere özgü değildir ve zayıflıı belirtisidir.
  • Cinsellik bir erkek için performans/iktidar alanıdır.
  • İyi bir cinsellik, erkeğin orgazmı(boşalması, ejekülasyonu ) ile biten bir cinselliktir.
  • Cinsel bir sorun yaşayan erkek, bunu asla kabul etmemeli, partnerini ya da başka etkenleri sorumlu tutmalı, hekimden ve tedaviden ise sonuna kadar kaçmalıdır.
  • İlk cinsel ilişkide başarısız olan erkek, erkek değildir.
  • Sevişmek, cinsel organda sertleşmeyi gerektirir.
  • Erkek de kadın da partnerin cinsel isteğini reddetmemelidir.
  • Olgun kadın cinsel birleşmeyle orgazm olmalıdır.

(Tuğrul, 1999, Soygüt, 2000, Yetkin, Kayır, Şahin, 2004-2006-2007, CETAD, 2006, Özmen, 2008)

Bilişsel-davranışçı cinsel terapide;

  • Kişinin ya da çiftin; cinsel bilgi ve beceri eksikliğinin giderilmesi (güzel sevişme, cinsel anatomi-fizyoloji vb.), yanlış cinsel bilgi ve inanışların düzeltilmesi,
  • Cinsellilkle ilgili kognisyonlar (işlevsiz inançlar, tutumlar, varsayımlar gibi),
  • Cinsellikle ilgili duygular (korku, utanç, suçluluk gibi),
  • Cinsel davranış repertuarının genişletilmesi,
  • Partnerler arasındaki iletişimin zenginleştirilmesi,
  • Sosyal yaşamlarının geliştirilmesi,
  • Stresle başa çıkma yollarının öğretilmesi

gibi konular üzerinde çalışılır.

Kurtuluş Mah. 64021 Sok. Dr. Salim Serçe Apt. Kat:1 No:1 Seyhan-Adana

Telefonla İletişim İçin

Telefonla İletişim İçin

+90 530 136 28 88

E-Posta İle iletişim

E-Posta İle iletişim

[email protected]